Maksadımız iman ve ahirettir

İslam âleminin en modern camisi

Kategori: GUNCEL

İstanbul Karacaahmet'te yapılan Türkiye'nin en modern camisi Şakirin Camii, bugün cuma namazıyla birlikte ibadete açılıyor. Caminin mimarisi gibi açılışı da ilklere sahne olacak. Açılışa ancak davet edilenler katılabilecek.

Girişler güvenlik kartıyla gerçekleşecek. Semiha ve İbrahim Şakir anısına İngiltere'de yaşayan çocukları Gazi, Ghassan ve Gade Şakir tarafından yaptırılan caminin açılışına pek çok ünlü ismin katılması bekleniyor.


En modern camide ilk namaz bugün

İstanbul Karacaahmet'te yapılan Türkiye'nin en modern camisi Şakirin Camii, bugün cuma namazıyla birlikte ibadete açılıyor. Caminin mimarisi gibi açılışı da ilklere sahne olacak. Açılışa ancak davetliler katılabilecek. Girişler güvenlik kartıyla gerçekleşecek. Semiha ve İbrahim Şakir anısına İngiltere'de yaşayan çocukları Gazi, Ghassan ve Gade Şakir tarafından yaptırılan caminin açılışına pek çok ünlü ismin katılması bekleniyor.

Dış mimarisi ile mütevazı, detaylarıyla modern ve iç mimarisiyle de insana huzur veren Şakirin Camii'nin, bundan sonraki eserlere örnek olması bekleniyor. Yine caminin iç dekorasyonunu bir kadının hem de ünlü tasarımcı Zeynep Fadıllıoğlu'nun yapması da yerli ve yabancı medyanın ilgisini çekti. Fadıllıoğlu'na şimdiden altı ülkeden teklif geldi.



Mihrap yuvarlak, minber yaprak

Caminin farklılığı daha ilk bakışta kendini gösteriyor. Karacaahmet Mezarlığı'ndaki asırlık servilerin arasından kubbeden bağımsız iki minare ve farklı bir kubbe tasarımı gözünüze çarpıyor. Eser dışardan sade görünse de detaylar içeride saklı. Mesela iç avluda yer alan küçük bir havuz. Londra'nın ünlü su heykeltıraşçısı William Pye tarafından saydam bir kubbe olarak tasarlanan küçük havuza nereden bakarsanız bakın caminin ve minarelerin görüntüsü düşüyor. Ayrıca müze olarak açılan bölümde müzayede evi Sothebys'den satın alınan dört parça Kâbe örtüsü ile İznik çinisi koleksiyonları ve ailelerinden kalan Türk İslam eserleri sergileniyor.

Mimari proje tasarımını Hüsrev Tayla'nın tasarladığı tek kubbeli caminin iç süslemelerinde Selçuklu ve Osmanlı motifleri var. Yapı, kubbe yüksekliği çok yüksek olmasa da tıpkı selâtin camilerinde olduğu gibi oldukça aydınlık. Taşları Anadolu'nun çeşitli yerlerinden getirilen yapının içerisi dışarıdan da rahatlıkla görülebiliyor. Üç tarafı camlarla kaplı caminin pencereleri Kur'an-ı Kerim sayfaları gibi tasarlanmış.

Klasik camilerden oldukça farklı tasarlanan eserin mihrabı yuvarlak ve şık. Krem renkli minber ise oldukça dikkat çekici. 12 basamağı olan minberin sağ ve sol yanında kainatı temsil eden yapraklar konulmuş. Bu minberin tasarımı ise Marmara Üniversitesi Resim Bölümü Başkanı Tayfun Erdoğmuş'a ait.

Avize tasarımında ise üç sanatçının imzası bulunuyor. Vitray ustası Orhan Koçan cam pleksi ve metallerini oluştururken Nahide Büyükkaymakçı kristalleri yapmış ve ortaya iç içe geçen çok büyük iki daire şeklinde bir avize meydana gelmiş. Dairenin kenarlarına ise su damlalarından oluşan kristaller yerleştirilmiş. Üç halkadan oluşan avizenin üzerinde Allah'ın 99 ismi ve Nur Sûresi yer alıyor.



Hatlar Hüseyin Kutlu'dan...

Topkapı Sarayı'nın kalemkârı Semih İrteş'in nakşettiği kubbenin tavanını hattat Hüseyin Kutlu'nun işçiliğinden çıkan Fatr ve Mülk sûreleri tamamlıyor. Kenarları ise Allah (cc), Muhammed (sas), Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz Ali, Hasan ve Hüseyin isimlerinden oluşan levhalar süslüyor.

Caminin her yeri pırıl pırıl. Beş yıldızlı otellerinkini andıran abdesthane ve tuvaletler, kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı yerler düşünülmüş. Özel bir şirkete verilen temizlik işleri sayesinde cami sürekli temiz tutulacak ve güvenlik görevlileri tarafından korunacak.



Modern caminin özellikleri

Caminin yapımı dört yıl sürdü.

Şakirin Camii 500 kişilik kapasiteye sahip. 3 bin metrekare zemine kurulan caminin toplam alan büyüklüğü 10.000 metrekare.

İki minareli caminin minare boyu 35 metre.

Caminin tuvalet ve abdesthane kısmında hem bayanlar düşünülmüş hem engelliler.

Caminin dış cephe ve zemin kaplamaları Kayseri taşından yapıldı.

Ana kubbe cepheler, kadınlar mahfili, korkuluk ve revaklardaki şebekeler alüminyum Selçuk dökme ile yapıldı.

Kubbe kaplamasında balık pulu formunda alüminyum kompozit levhalar kullanıldı. Kubbe gece mavi renkte yanıyor.

Ana kubbe iç cephe kaplamaları Kur'an sayfalarının Nur Sûresi satır aralarından tasarlanan desenlerin şeffaf cam üzerine işlenmesiyle oluşturuldu.

İç avlu giriş kapıları, ana kubbe giriş kapısı ve sergi alanı giriş kapısı bronz-ahşap tasarlandı.

Ana kubbe ortası Fatır Sûresi, etrafı ise Mülk Sûresi ile çevrili. Uygulama hattat Hüseyin Kutlu ve nakkaş Semih İrteş'e ait.

Halı rengi devetüyünden esinlenerek natürel bir renkten tasarlandı.

Üç büyük halkadan oluşan avizenin üzerinde Allah'ın (cc) 99 ismi ve Nur Sûresi yer alıyor.

Cami 900m² kapalı, 1000 m² açık otoparka sahip.



Şakirin Camii'nin mimarları

Mimarî proje tasarımı Hüsrev Tayla, mimari proje çizimi Mim Yapı AŞ, iç mimari proje Zeynep Fadıllıoğlu, hattat Hüseyin Kutlu, nakkaş Semih İrteş, mihrap ve minber tasarımcı ressam Prof. Dr. Tayfun Erdoğmuş, cam uygulama-avize-bronz kapı uygulaması Orhan Koçan, taş işleri uygulaması Kadir Akorak, alüminyum Selçuk dökme uygulaması Kaya Kalaycı, avize uygulaması Nahide Büyükkaymakçı, şadırvan tasarımı ve imalatı William Pye, ışık tasarımı Arnold Chan, halı Haskul Halı, abdesthane uygulaması Çanakkale Seramik.

Kaynak: Zaman


09:17 - Mayıs 8, 2009 - yorum {yok} - yorum yaz


''İsrail Terörü''nü Kınıyoruz

Kategori: GUNCEL


      İsrail'in Filistin'li Müslüman kardeşlerimize yaptığı acımasızca katliamları kınıyorum.........
     Biz biliyoruz ki Allah, zulmedenleri sevmez. Sevgi tohumundan beslenmeyenler, elbet karşılığını bulacaktır. Biz, birlik ve beraberlik içinde tepkimizi elbet göstereceğiz. Bunların karşısında yine dik duracağız. Sabırlı olacağız. Allah, Kendisi'ne inananlarla ve sabredenlerle beraberdir....

22:41 - Ocak 4, 2009 - yorum {6} - yorum yaz


Mescid-i Aksa Müslümanlarındır

Kategori: GUNCEL

      Yeryüzünde değeri en yüksek üç mescidden birisi Mescid-i Aksa'dır. Peygamberimiz (S.a.v) bir Hadis-i Şeriflerinde:

        " (Namaz ve ibadet için) hiçbir mescide sefer edilmesi doğru değildir. (Fazla sevap umarak) yalnız şu üç mescide sefer edilir. Mescidi Haram, Mescidi Resul ve Mescid-i Aksa" buyurmuştur.
        Bu hadise göre Mescid-i Aksa dünyanın en değerli mescidlerin üçüncüsüdür.
        Mescid-i Aksa Hristiyanlar ve Yahudilerce mukaddes mabed olarak kabul edilir. Bilhassa Yahudiler bu sebeple orayı daima ele geçirmeye çalışmış ve bu uğurda herşeyi göze almışlardır. Çünkü Yahudiler Mescid-i Aksa'yı yıkıp Süleyman Tapınağı yapmak düşüncesindedirler. Bu uğurda  Yahudilerin  böl-yönet politikaları etkili  olmuştur. Türkiye'mizde de Yahudi teşkilatlarının fazla olması sebebiyle ve İslam'ı yok etmek amacıyla birçok televizyon, gazete , dergi  gibi  önemli basın-yayın organlarını ele geçirmiş durumdadırlar. Türkiye'de de kendini gizleyen sinsi Yahudiler alçak planlarıyla İslam ruhunu yok etmek için çeşitli kalıplara girmişler. Türkiye'de Sabetayizm varlığı İslam için tehlikeli unsurudur. Kendileri yukarıda bahsettiğim gibi basın-yayın organlarını ele geçirmişlerdir. Bu basın-yayın organları herkes tarafından biliniyor zaten. Ayrıca Türkiye'de bazı televizyon kanalları da gizli Yahudiler tarafından ve masonik çevreler tarafından da korunmaktadır. Son olarak; ALLAH bozguncuları sevmez ve münafıkları da...
        Mescid-i Aksa Yüce Allah'ın  Sevgili Peygamberleri tarafından yapılmış, korunmuş ve Kur'an-ı Kerim'de övülmüştür. Bu sebeple oraya sahip olmak ve onu layık olduğu şekilde korumak öncelikle Müslümanların görevidir ve hakkıdır...
       

 NOT:  Ortadaki çevresi geniş , sarı renkli olan Kubbet'üs Sahra,  sağ tarafta koyu renkli olan Mescid-i Aksadır. Bu resim tepeden çekildiği için Müslümanlar yanılabilirler.

00:00 - Ocak 1, 2009 - yorum {12} - yorum yaz


Kurban Bayramı

Kategori: GUNCEL


          Hacılar, Yüce Allah’a yakınlaşmada güzel anları bekliyorlar. Bugün insan, hayatının en değerli ürününü, mabud’u hoşnut kılmak için kurbangâha götürüyor… Kurban bayramının tüm İslam alemi için bereket ve hayırlara vesile olması temennisiyle….

Bayram gününde hacılar Meşâr’dan Minâ’ya geçip, orada şeytan taşlama amelini yaparlar. Ümit dolu ve aşık insan kalabalığı, küçük taşlarla şeytanı ve sapıklığı simgeleyen sütunları taşlayıp, iç ve dış şeytanlara karşı nefreti ilan ederler. Daha sonra Allah’a yalvarmak ve yakınlaşmak niyetiyle kurban keserler. Kurbanlık eylemi, hz. İbrahim’in fedakârlığını hatırlatıyor. Kur’an-ı Kerim Sâffât sûresinin 101 ve 102. ayetinde şöyle buyuruyor:

“Biz de onu halim bir çocukla müjdeledik. Böylece çocuk onun yanında koşabilecek çağa erişince İbrahim ona: “Oğlum” dedi. “Gerçekten ben seni rüyamda boğazlıyorken gördüm. Bir bak, sen ne düşünüyorsun? Oğlu İsmail dedi ki: “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.”

Bu diyalog sürecinde sefa dolu bir dünya, rıza ve ilâhi aşk göze çarpıyor. Nitekim Allah’ın yüce peygamberi hz. İbrahim as. ile oğlu hz. İsmail as. Kulluğun en yüksek merhalesi olan fedakârlıkla Allah’a karşı tam teslimiyet sahnesini sergiliyorlar. İbrahim, oğlunun yüzünü karatoprağa dayayıp, onu kesmeye hazırlandığında Allah onun kadir ve menziletini yüceltip, İsmail’in yerine bir çok göndererek şöyle buyurdu:

“Ey İbrahim, sen rüyanda görevlendirildiğin yükümlülüğü yerine getirdin. Biz böylece hayır işleyenleri mükafâtlandırırız. Gerçekten bu açık bir imtihandır. Biz büyük bir zibhi ona feda ettik. Onun güzel adını gelecek ümmetlere miras bıraktık. İbrahim’e selam olsun. Bizler iyilik ve hayır işleri yapanları bu şekilde mükafâtlandırırız. O bizim en inançlı kullarımızdandı…

Kurban bayramı, Hacc ibadetinin zirvesidir. Minâ’da hacıların hakikati arama ve Allah’a ulaşma coşkusu yüzlerinden okunuyordu. Allah’ın aşkına tutkun insanlar, büyük bir coşku ve şevkle ihlas’ın göstergesi olarak en sağlam bir hayvanı seçip, kurban etmeye çalışıyorlar. Çeşitli kültürlerde bayram ve şenlik, tabiattaki bir dönüşümle birlikte yaşanır. Fakat İslam kültüründe bayramın özel bir yorumu vardır.

İslam’da bayram, bir mesuliyeti başarılı bir şekilde yerine getirmek, ahde vefa ve marifet elde etmekle bağlantılı bir şenliktir. Bu nedenle bir aylık oruç tutma, riyazet ve sakınmanın sonunda Ramazan bayramı yaşanır. Marifet kapılarının da insana açılması Bayram olarak nitelendirilir. Çünkü böyle bir durumda insan hayat ve varlık aleminde yeni bir kavramla karşılaşır. Emir’ül-Mü’minin hz. Ali as. da, bayramı insanın kötülük ve günaha bulaşmadığı gün olarak nitelendiriyor. Çünkü günah ve hata, insanın kalbini lekelendirip, karartır. Günah işlemekle insan cehalet ve sapıklığın en can alıcı uçurumuna yuvarlanır. Müslüman Arif ve Erenler de, bayramı mâşuk ve sevgilinin ayakları önünde kurban olmak ve canını fedâ etmek olarak nitelendirirler. Bunun zahiri sembolü ise kurban bayramıdır.

İnsan, hediye olarak bir hayvanı kurban etmekle, aslında bütün istek ve bağımlılıklarını kurban etmiş olur. Şimdi herkes İsmail’in kim olduğunu bilebilmelidir. İnsan neye bağlı olduğunu, ilgi duyduğunu, neyin kendisini ilerlemeden alıkoyduğunu bilebilmelidir. İnsan, hangi bağımlılıkların hak yolunda ilerlemesini engellediğini bilebilmelidir. Bu bağımlılıklar makam ve mevki mi? Servet ve zenginlik mi? Evlat, eş ve dost mu? Aile ocağı mı? diye bu engelleri tespit etmelidir.

Mevlana Celaleddin, kendisinin Mabud’un ayakları altında kurban edilmesinin bayram sayılacağını kaydedip diyor ki: Bayram’da kurbanlık için kendi kendimizi besliyoruz. İşte aşıkların kasabı ne güzel kurban ediyor….. Bu güzel tabirlerle islami bayram, insanın özde yenilenmesi, hayatta pâk ve coşkulu duyguların yaşanması anlamındadır. Çünkü bu duygu, insanın Allah’la bütünleşme çabası sonucu hissedilir. Çünkü Allah Bedii’ussemavet vel arz’dır. Yeryüzü ve gökleri ibda eden Allah, yenilikçi, ibda edici ve yaratıcıdır. Yenilenme, dönüşüm ve gelişim Allah’ın mülkü kainatta ve melekût aleminde süreklilik arzeder.

Müslümanlar arasında kurban bayramı görkemli bir şekilde düzenlenir. Kurban bayramına kavuşmakla birlikte Moskovalı Müslümanların “Allah-u Ekber ve “La İlahe İllallah” nidaları yankılanır. Moskovalı Müslümanlar, özellikle genç kız ve erkekler, sabah vaktinin ilk saatlerinde Moskova camisine akın edip, bayram namazını ikame ederler. Rusya müftüler şurası başkanı, hacc’ı, müslümanların vahdet göstergesi ve kurban kesmeyi de, ilâhî aşk mekanında Rab’be her şeyi feda etme eylemi olarak nitelendiriyor.  Moskova’daki kurban bayramı sırasında camiinin etrafında Kur’an-ı Kerim, Mekke ve Medine posterleri ve diğer dini gösterge ve eşyalar sergilenir.

Özbekistan’daki Taşkent halkı kurban bayramı gününde namaz ikame edip, coşkulu toplantılar düzenleyip, birbirlerine tatlılar ikram ederler. Özbek halkı kurban bayramını tebrik etmek için akrabaları ve yakınlarını konuk olarak ziyaret ederler. Halk kesilen kurban etlerini yoksul kesimler arasında dağıtır. Pakistan ve Hindistan’da Müslüman halk kitleleri, kurban bayramı şenlikleri düzenlerler. Bu ülkede kurban bayramı bölgesel geleneklere uygun olarak kutlanır. Pakistanlı Müslümanlar yeni elbiseler satın alır ve üç gün boyunca bayram kutlamaları yaparlar.

Pakistanlı Müslümanlar kurban bayramında ilkin mezarlıklarda fatiha  okur, daha sonra bayram namazı kılarak, birbirlerine ziyaret ederler. Pakistan ve Hindistan’daki Kurban bayramı şenlikleri, bu bölge halklarının islami ayinlere olan ilgilerini gözler önüne seriyor. Kur’an-ı Kerim Mâide sûresinde Kurban kesmeye değiniyor ve Kurban kesmenin Kâbe gibi, halkın ihtiyaçlarına çeki düzen verme, beşerî toplumu fesat ve kötülükten arındırma görevi yaptığını belirtiyor. Kâbe, Beytul’haram ve ilahî güvenli ev olarak milyonlarca ihlaslı insanı kendi etrafına topluyor. Bu mukaddes odak, güçlü bir manyetik alan gibi, Müslümanları kendi cazibesinin içine çekiyor. Dünya Müslümanları nerede olurlarsa olsunlar Kâbe’ye yönelik, dost diyarında bulunmakla güç ve azamet kazanırlar.

Kurban bayramı, mümin insanın Allah’a teslimiyet ruhunun göstergesi ve Müslümanların kendi din ve inancını savunma hazırlığıdır. Hacc sûresinin 37. ayetinde Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Kurbanlık eti ve kanı Allah’a ulaşmaz, aslolan şey sizlerin takvalı olmanızdır.

Bu yüzden insanın takva ve mükemmel bir insan olma yolunda ilerlemesi asıl hedeftir. Bağımlılık ve düşkünlüklerden sıyrılıp, kopmak, nefsani istekleri denetim altına almak, Hacc menasikinin en önemli dersi ve öğretisidir. Şairin tabiriyle;

İbrahim gibi can’ın İsmail’inden vazgeçmezsen Kâbe ziyaretin sadece şeytanı sevindirir.

“Kurban gününde kendisinden başkasını kurban edense şeytanın anlam ve mefhumunu asla anlamamış olur."

Kurban Bayramı tüm İslam alemine kutlu olsun.


22:17 - Aralık 29, 2006 - yorum {4} - yorum yaz


Bayramınız Mübarek Olsun

Kategori: GUNCEL

02:50 - Ekim 24, 2006 - yorum {3} - yorum yaz


Ünlü Brezilyalı Artık Müslüman

Kategori: GUNCEL
    Milan'ın yıldızı Kaka artık Müslüman. Brezilya Milli takımında da forma giyen Kaka İslamiyet'i seçmeden önce birçok kitap okuduğunu kaydetti.
  
Brezilya asıllı yıldız futbolcu Ricardo Kaka İslam"ı seçti. Geçen Kuveyt"e yaptığı bir gezi esnasında Müslüman olduğunu ilan eden Kaka, İslam"ı seçmeden önce birçok kitap okuduğunu belirtti. Kaka yaptığı açıklamada, "Ben Müslüman olmak için doğdum" dedi. Brezilya futbolunun yakın zamanda yetiştirdiği yıldızlardan bir tanesi olan Milanlı Kaka, Brezilya"da genellikle fakir ailelerin çocukları futbolcu olurken Kaka"nın ailesi Brezilya"nın önde gelen ailelerinden birisi.

Kaka kimdir?

Ricardo Izecson dos Santos Leite (bilinen adıyla Kaka) 22 Nisan 1982"de Brezilya"da doğmuştur. Günümüz forvet kriterlerine uygun sürat çalım ve sert şutlarıyla son derece başarılı bir futbolcudur. Brezilya'nın Sao Paolo takımında yıldızı parlayan Kaka, 2003 yılında 8.5 milyon € karşılığında Milan'a transfer olmuştur. Şu anda A.C Milan'da oynamaktadır. Forvetin arkasında merkez orta sahada, ofansif orta saha oyuncusudur. Milan'da 22 numaralı formayı giymektedir. Brezilya milli takımının 2002 Dünya Kupası kadrosunda da yer bulan Kaka 2006 Dünya Kupası'nda da Brezilya milli takımı kadrosunda yer almaktadır.

Kaka şu ana kadar Brezilya milli takımıyla çıktığı 37 maçta 12 gol kaydetmiştir ve ayrıca dünya kulüplerinin de gözüne girmiştir. Bir çok kişi de merak uyandıran Kaka ismi ise küçük kardeşinin küçüklüğünde gerçek ismi olan Ricardo"yu söyleyememesinden dolayı Portekizce"de Ricardo anlamına gelen Caca kelimesini kullanmasından gelmektedir.

Kaynak: http://www.sporaktuel.net/haberDetayMiddle.asp?ID=31614

15:30 - Ekim 17, 2006 - yorum {5} - yorum yaz


Papa’dan Tehlikeli Yorum

Kategori: GUNCEL
Papa’dan tehlikeli yorum-İslam şiddet içeriyor

       Memleketi Almanya’ya yaptığı ziyarette Müslümanlara diyalog çağrısı yapan Papa 16. Benedict, İslamiyet hakkında ise tehlikeli yorumlarda bulundu.


       Bavyera’da 1969-1977 yılları arasında ilahiyat öğrettiği Regensburg Üniversitesi’nde önceki gün bir konuşma yapan Papa, İslamiyet’in şiddeti haklı çıkardığını ve İslamiyet’te inanılan Allah’ın “kendi sözünü dahi tutmak, bizlere doğruyu vahyetmek zorunda olmadığını” ileri sürdü. Kasım ayında Türkiye’ye ziyarette bulunması beklenen Papa’nın açıklası, Müslümanları üzerken, Alman toplumundaki önyargıları da pekiştirdi. Daha sonra bir açıklama yapan Papalık sözcüsü Federico Lombardi, 16. Benedict’in İslam dinini şiddet dini olarak göstermek istemediğini söyledi. Lambordi, “İslam içinde birçok farklı görüş bulunduğunu biliyoruz, hem şiddet karşıtı hem şiddet yanlısı. Papa, İslam’ı şiddet yanlısı olarak göstermek istemiyor.” dedi. 45 dakikalık konuşmasına Hıristiyanlık ile İslamiyet arasında gördüğü farkları sıralayarak başlayan Papa, İslamiyet’i doğrudan eleştirmekten kaçınırken, Lübnan asıllı Alman Katolik din araştırmacısı Adel Theodore Khoury’nin çalışmalarına atıfta bulundu. Konuşmasında İslamiyet’te inanılan Allah’ın “gayri makul” hareket edebildiğini ileri süren Papa, Hıristiyanlık’taki Tanrı’nın ise insan aklına göre sadece “makul” hareket ettiğini söyledi. Papa’nın Müslümanları bir şiddet dininin mensupları olarak lanse etmesi Alman medyasında görmezden gelinirken, International Herald Tribune gazetesi “Papa, İslami şiddeti kınadı” manşetiyle çıktı.

18:32 - Eylül 15, 2006 - yorum {1} - yorum yaz


Sonraki Sayfa
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Son Yorumlar

Son Yazılar
- Mars’taki ‘Es Selam’ Yazısı
- Sırlarla Dolu İhlâs Suresi
- Hz. Ali'den
- Dünyayı seven ahireti bulamaz
- İslam âleminin en modern camisi
- Haftanın Hadisi
- Mevlana'dan
- Mum Işığı
- Kur'ân'ı şifa için okuyabilir miyiz?
- Sadakayı Açıktan Veya Gizliden Vermek
Kategoriler

Hazırlayan by Mucahid23 © 2005-2009