
Kosova Meydan Savaşı'ından önce toplanan harp divanında istişareden sonra Sultan Murad, kumandan ve heyete:
"Cümleniz berhüdar olasınız... Firasetinizi açıkça bildiriniz... Gayri hepimiz biliriz ki, zafer ancak Allahü Teala'nın yardımı ile gerçekleşir... Küffar ordusu bizden fazladır. Fakat müslüman mücahid, kafirden şecaatlidir... Beylerim paşalarım hadi göreyim sizi...Bu gece, asker evlatlarımı hoşça tutasınız... Onlara, yüce Allah'ımıza dua etmelerini vasiyet edesiniz... Helallaşasınız... Ola ki, yarın çoğumuz Cennet'te buluşuruz..." hitabını yapıp kendisi de mübarek Berat Gecesi Kur'an-ı Kerim okuduktan sonra, harp meydanındaki çadırında, fırtına devam ederken, tarihe geçen şu duayı Allah'ü Teala'dan niyaz etti:
"Ey Rabbim! Bu fırına şu aciz kulunun günahları yüzünden çıktıysa, masum askerlerimi cezalandırma. Onları bağışla... Allah'ım... Onlar ki, buraya kadar, sadece Senin adını yüceltmek, İslam dinini kafirlere duyurmak için geldiler... Bu fırtına afetini onların üzerinden def eyle... Senin şanına layık bir zafer kazanmalarını nasip eyle... Onlara öyle bir zafer ver ki, bütün müslümanlar bayram ede, müslümanları mansur ve muzaffer eyle ve dilersen o bayram gününde şu Murad kulun sana kurban olsun... Önce beni gazi kıldın, sonra şehid et."
Murad Han, zaferden sonra Allahü Teala'ya bahşettiği zafer sebebiyle şükrederek muharebe meydanında dolaşırken, bir Sırplı tarafından hançerlenerek şehid edildi.